Pandemonyum - Lauren Oliver (Deliryum #2)

Nefret, Ağacı Saran Mantar Gibidir Besler, Ama Aynı Zamanda İçini Çürütür

"Önceki adın neydi?" diye soruyorum. Kuzgun donakalıyor. Sırtı bana dönük. "Yani, Yabanıl'a gelmeden önceki?" diye devam ediyorum. Kız bir an öylece duruyor. Sonra bana dönüyor. Feneri aşağıda tuttuğu için yüzü karanlıkta. Gözleri ay ışığında parıldayan kapkara iki taş gibi, yansımalardan ibaret. Alçak ama sert bir sesle, "Buna hemen alışsan iyi olur," diyor. "Eskiden yaşadığın hayat, tanıdığın insanlar, hatta eski sen... Hepsi toz oldu." Başını iki yana sallıyor ve daha kararlı bir tavırla, "Öncesi yok..." diyor. "Yalnızca şimdi var. Ve bundan sonra olacaklar."

"Bir zamanlar öyle bir kızdım: Sendeliyor, dibe batıyordum. Işık ve boşluğun içinde kaybolmuştum. Geçmişim tamamen silinmiş, çamaşır suyuyla temizlenip bembeyaz edilmişti. Ama insan herhangi bir şeye tutunarak gelecek kurabilir. Küçücük bir parçaya, bir ışık hüzmesine. Yavaşça, adım adım ilerleme arzusuna. İnsan harabelerden, içini ferahlatacak bir şehir inşa edebilir."




Yorum Gönder

Not 1: Reklam amaçlı (virüslü) linklerin bulunduğu yorumlar kaldırılır.

Not 2: Sorduğunuz soruya cevap verildiğinde e-posta ile bilgilendirilmek istiyorsanız, sağ alttaki ''Beni Bilgilendir'' kutucuğunu işaretleyiniz. Bunun için de yorum yazarken Google Hesabını (Gmail Hesabı) kullanmanız gerekir.

Not 3: Okuduktan sonra kitap hakkındaki görüşlerinizi lütfen yorum olarak yazınız. Yorum yaparak diğer okuyuculara fikir verebilirsiniz. Henüz kitabı okumamış arkadaşlara yardımcı olabilirsiniz.

[blogger][disqus][spotim]

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Konu (?)

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DevredışıTüm Eklentileri Görmek İçin Lütfen Javascript'i Etkinleştirin