İMKANSIZ



Aşkın hayatımızdaki yerini tartışmaya gerek dahi görmüyorum. Aşk, bambaşkadır. yaşaması ayrı güzel, acısı ayrı güzel.. 
Peki ya hakkını verememek? Evet, o bile başka bir güzel.
Çocukken o yeşilçam filmlerine aldanıp, "İmkansız bir aşk istiyorum anneeee" diye haykırırdım. Büyüdükçe kuvvetlendi düşüncem, ne kadar imkansızsa o kadar çekici hal aldı zihnimde. 
Sonrasında yaşanan hayal kırıklıkları ve adına "Aşk" dediğim sahte sarhoşluklar da eklenince; "Aşk bana göre değilmiş bari imkansızı deneyeyim." dedim. 
İmkansızın peşinden koştum. 
Çok yara aldım. Canımı çok acıttılar imkansız adına. Filmlerdeki belki de gerçek olan tek duyguydu, imkansızlık. İmkansızlığın doğurduğu büyük hayal kırıklığı. 
Evet, hayal kırıklığım boyumu aştı bu konuda. 
"Yılmadım ayaktayım, beni siz deviremezsiniz, bu benim hayatım..." haykırdıkça haykırdım. Çığlıklarım boşluğa çarptı, çünkü insanlarla yüzleşmeye yüzüm yoktu. Onlara karşı duramazdım. Yüzlerine karşı "bok gibisin." diyemezdim. Yüzüne güler "hııı ne güzelsin, çok hoşsun." der arkasından ağzıma geleni sayardım. Bu benim. Hayır, karakterimin kötülüğünden değil, yüzümün yokluğundan, cesaretimin eksikliğinden. 

İmkansız. Bazen kelimenin ağzımdaki oynaşması dahi heyecan uyandırıcı olabiliyor. Sanki biri bana bir koli çikolata hediye etmiş gibi. Sanki söylerken, herşeyi yapabilirmişim gibi...
Zamanla anladım ki, hiçbir şey yapamazmışım. Cesareti olmayanın imkansızla işi olamazmış. Çok kırıldım ve elimde bir hiç ile olduğum yere oturdum. Başımı herkese karşı öne eğdim. Artık arkalarından dahi konuşacak yüzüm yok. Bir yüzüm olduğundan da şüpheliyim bu aralar. 
İmkansızla aşkı ayırmamak gerekiyor. Bir bedel ödemek, ve her türlü rüzgara karşı dimdik ayakta durmak... Çok şey gerekli mutlu olmak için. Çok şey gerekli, yeşilçam filmindeki gibi anlamsız gülüşlere sahip olmak için. 
Elinizde hiçbir şey yoksa, veya elinizdeki çok az şey ile bir kumara oturursanız; aklınızdan çıkmaması gereken bazı şeyler var. Örneğin, kaybetmenizin muhtemel olduğu...


                                                                                                ~eRiS~


Yorumlar

  1. Sevgili Eris,
    hangimiz kaybetmedik ki oynadığımız aşk ve imkansızlık kumarların da. herkes bir gün kaybeder önemli olan kaybettiğine değmesi. insan kaybetse bile ulan ne güzel kaybettim demeli, ne büyük. evet çok zor içini çok acıtacak. ama unutmamak lazım imkansızdan ya da aşktan geliyorsa acı bile güzeldir. her yeni doğan gün belkide sen senin imkansızına yaklaşıyorsundur. belkide bundan öncekileri seni gerçeğine hazırlıyordur. ayrıca hayatta nefes aldıktan sonra imkansız yoktur. ama sana kaybedenler kulübünden selamlar olsun bazen kaybetmek güzeldir yeniden kazanmak için ya da bulmak için. umarım hepimiz kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyabiliriz ki koyacağız daha da büyüklerini yani nasıl her inişin çıkışı varsa, her kaybettiğimizin de yerine de daha yenileri gelmeli...

    YanıtlaSil
  2. Link yok klrrmıaınız acıl

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Not 1: Reklam amaçlı (virüslü) linklerin bulunduğu yorumlar kaldırılır.

Not 2: Sorduğunuz soruya cevap verildiğinde e-posta ile bilgilendirilmek istiyorsanız, sağ alttaki ''Beni Bilgilendir'' kutucuğunu işaretleyiniz. Bunun için de yorum yazarken Google Hesabını (Gmail Hesabı) kullanmanız gerekir.

Not 3: Okuduktan sonra kitap hakkındaki görüşlerinizi lütfen yorum olarak yazınız. Yorum yaparak diğer okuyuculara fikir verebilirsiniz. Henüz kitabı okumamış arkadaşlara yardımcı olabilirsiniz.