Lokanta - Hakan Yel

lokanta
Aşçı kıyafetli adam, büyük mutfağın ortasındaki tezgâhın önünde durdu. Tavandan sarkan ve sadece tezgâhı aydınlatan lambanın ışığına tuttuğu ince uzun bıçağın parıltısına uzun uzun baktı. Bıçağın keskin kenarını hayranlıkla izlerken, farkında olmadan mutlu bir tebessüm yüzüne yayıldı. Sakin ve etkileyici bir ses tonuyla konuşmaya devam etti.
 “Bıçak, insanlığa en büyük hediyedir bence. Bir düşünsene...
Bu parıltı, aslında hayatın devamını sağlayan ışıktır. Şu, kendi halindeki metal parçası, biraz enerjiyle hareket ettirildiğinde her şeyin gidişini değiştirebilir. Mesela; yeni doğan bir bebeğin göbek bağını kesip onu hayata taşıyabilir ya da hayatının ilk ve son teması olabilir. Diğer yandan, bununla kendini savunabilirsin. Düşmanını korkutabilir, caydırabilir, hatta öldürebilirsin. Açlığını doyurabilir, hayatının devamını sağlayabilirsin. Kesebilir, doğrayabilir, çizebilir, delebilir, oyabilir, sıyırabilirsin ve yaratıcılığı her şekilde ortaya çıkartmasına izin verebilirsin,” dedi ve birkaç saniye susarak sadece bıçağın parıltısını izledi.

PDF-Kitap-indir-300x68

Yorumlar