HAYAT MASALLARIM BAŞLIYOR. Çok memnun oldum.

İki sene Radyo ve Televizyon Programcılığı bir dört sene de "televizyonlarda, gazetelerde daha rahat iş bulurum" düşüncesi ve bolca umuduyla Sanat Tarihi bölümünü bitirdim. Şu anda bir Noterde Katip Adayı olarak çalışıyorum. Bu zamana kadar yarışma programlarından adını duyduğum ve sokakta yürürken gördüğüm meslekte oldukça yeniyim. Başlayalı 4 ay oldu. Noterde işe başladığımı kendime kabul ettirmem oldukça zaman aldı ve bazen kendime soruyorum: "ben burada ne yapıyorum?" diye. Yeni insanlar tanımak, yeni şeyler öğrenmek dışında bu mesleğin hiçbir artısını göremiyorum. Aslında pek de negatif biri sayılmam. Bazılarına göre "pollyanna" benim ruh ikizim. Ama eğer bir hedefiniz varsa, idealleriniz çoksa karşınıza çıkan işin onlarla uzaktan yakından ilgisi yoksa, tek ilgisi yazı yazmaksa (hoş, yazmıyorsunuz bile var olan şablonda çoğu şey mevcut) her şey çekilmez görülebilir. İşte bu yüzden yazmaya devam ediyorum. Bir yandan da "hayat masalları" biriktirip; paylaşıyorum. Farklı kokular, değişik sesler, bitmeyen istekler, mütevazi insanlar, sabırsız müşteriler, her an her gün değişen kanunlar, daha önce hiç kullanmadığım için bilmediğim bir sürü kelime, her mesleğin jargonu olduğu gibi bu mesleğin de bir dili olduğunu ancak işin içine girince gördüğüm zamanlar... Yazmaya bu yüzden hiç ara vermiyorum. İçimde sürekli paylaşma heyecanı var. Etrafımdaki kahverengi perdelerin vadilere, ormanlara açıldığını gördüğüm, onlara dokunabildiğim sürece yazmayı sürdüreceğim sanırım. Yazmak... Derin bir nefes almak gibi. Düştüğünde seni kaldıran bir merhem gibi. Kendine kabul ettirmeye çalıştığın acıtan onca gerçeğin arasında elini tutan, seni kaldıran, sessiz ama güçlü ve etkili bir dost, sırdaş, aşk gibi. Kelimelerle iyileşiyorum. Kimseye söyleyemediklerim bir anda ete kemiğe bürünüyorlar. İşte ben bunu seviyorum. Söyleyemediğim, söyleyemeyeceğim, içimde ukde kalanlar, özlediklerim, gizliden sevdiklerim, hoşlanmadıklarım, haz etmediklerim, sevmeyeceklerim kelimelerimle ayna oluyorlar: kağıdıma düşen ışık, yağan şeffaf yağmur, kar sesi...
Ben bu yüzden yazıyorum aslında. Özetin özeti bu.
Her an yeni şeyler öğreniyorum.
Ya da var olan rutinde farklı şeyler gözlemliyorum.
Bazen yara açılıyor bedenimde, bazen yar oluyor o yaralar kalbimde, ruhumda.
Merhem oluyor harfler, kelimeler, cümleler bana.
Yazarken "sil baştan" yaşadığım her şey, o an canımı acıtsa da/ kanatsa da, berraklaşıyor.
Yazmak, okumak ömrümün sonuna kadar yapmak istediğim iki şey. Kendim için. Var olduğum iki yer.
Belki de var ettiğim de demeliyim cümlelerim için.
İlk yazı için fazla uzun geldi, farkındayım.
Sadece yazmanın, hayat masallarımın benim için ne anlama geldiğini paylaşmak istedim.
Net olmak istedim. Gizemli olmak mı?
İşte "hayat çok kısa bir rüya" diye düşünen ben gibiler için pek mümkün değil bu.
Her an her şey olabilir çünkü.
Neyse.
Memnun oldum. :)
http://primativestic.blogspot.com.tr/

Yorum Gönder

Not 1: Reklam amaçlı (virüslü) linklerin bulunduğu yorumlar kaldırılır.

Not 2: Sorduğunuz soruya cevap verildiğinde e-posta ile bilgilendirilmek istiyorsanız, sağ alttaki ''Beni Bilgilendir'' kutucuğunu işaretleyiniz. Bunun için de yorum yazarken Google Hesabını (Gmail Hesabı) kullanmanız gerekir.

Not 3: Okuduktan sonra kitap hakkındaki görüşlerinizi lütfen yorum olarak yazınız. Yorum yaparak diğer okuyuculara fikir verebilirsiniz. Henüz kitabı okumamış arkadaşlara yardımcı olabilirsiniz.

[blogger][disqus][spotim]

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Konu (?)

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DevredışıTüm Eklentileri Görmek İçin Lütfen Javascript'i Etkinleştirin